Verbandszeitschrift

IGMG Çocuk Kulübü Online...

 

19.03.2010 – Hutbe - Çanakkale Zaferinin 95. Yıldönümü PDF Drucken

Muhterem Müslümanlar

Çanakkale Zaferi'nin dün itibariyle 95. yıl dönümünü idrak ettik. Bu vesileyle 250 bin şehidimizi rahmetle anıyor, ruhlarının şad olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz.

 

Değerli Müslümanlar,

Çanakkale bir destandır. Yazılan bu destan ediplerin ifadelerinde ve şairlerin şiirlerinde söylediklerinden daha ulvî ve daha büyüktür. Zira orada maddî gücümüz düşmanın gücüne nispetle çok az idi. Askerin İstanbul’dan Çanakkale’ye gidinceye kadar ayağındaki postal dahi yok oluyordu. Zaman zaman atacak barutu da kalmadığı halde müşahhas bir can ve mal infakı yaşandığı için zafer müyesser oluyordu. Mehmetçik, silah kifayetsizliğini iman gücü ile telafi ediyor ve ne pahasına olursa olsun neticeyi kendi lehine çeviriyordu.  Hutbeyi indir

 

Çanakkale, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, fiziki varlığı sona ererken kazandığı muhteşem bir zaferin adıdır. Çanakkale maddi imkânlarıyla neredeyse sıfırlanmış olan bir devletin maneviyatıyla kazanmış bir zaferi olduğu için imanın zaferidir. Bunu birleşik orduların komutanı General Hamilton şöyle ifade ediyor;

 

"Evet insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. Dünyada hiçbir ordu bu kadar sürekli ayakta kalamaz. Sadece bugün 1800 şarapnel attık. Aylardan beri gece gündüz savaş gemilerimiz mevzilerini bombalıyor. Son derece hırpalanmış Türkleri koruyan Cenab-ı Allah'larından ayırmak için başka ne yapılabilir!..."

 

Değerli Mü'minler!

Şunu hemen ifade edelim ki, Çanakkale savaşında meşru bir müdafaa vardır. Yüzbinlerce insan vatanlarını, imanlarını, namuslarını muhafaza edebilmek için akıl almaz bir gayretle, imani heyecanla canlarını ortaya koymuşlar ve Çanakkale geçilmez demişlerdir.

 

Günlerce, aylarca devam eden savaş esnasında çok büyük zorluklar, sıkıntılar yaşanmasına rağmen Mehmetçikler savaş hukukuna büyük bir titizlikle riayet etmişler, esirlere, yaralılara ve benzeri durumda olanlara merhametle ve şefkatle muamele etmişlerdir. Bu söylediklerimizi karşı tarafta savaşan insanların itiraflarından da biliyoruz.            Zamanın İngiliz Başbakanı diyor ki;

 

"Biz alicenap İngilizler bile kendimizi kaybederek vahşileşirken, savaş hukuku diye birşey tanımazken, bu Osmanlı hala nasıl bu ateşin ortasında insan olarak kalabiliyor? Nasıl, esirlerimize misafir muamelesi yapılabiliyor.”

 

İşte bugün bize lazım olan bu. İslam'ı terör, bütün müslümanları da neredeyse terörist damgasıyla damgaladıkları bugün bizim ihtiyacımız olan bu. Bu dünyada çıkış noktamız Çanakkale. Önce kendi çocuklarımıza anlatmalıyız. Bizim dedelerimiz kanın, kinin ortasında insan kaldılar. Yüreklerini o gün savaşan insanlara bile açabildiler. Ne yazık ki bugün biz yüreklerimizi birbirimize bile açamıyoruz.

 

Her Çanakkale Zaferi'nin yıl dönümünde hatırlamamız ve zaferden almamız gereken dersler vardır.

Çanakkale imanın zaferidir. Ecdadımız bu iman ile Çanakkalede adeta şahlanmıştır. İnananlar Allah’a tevekkül edip var gücleriyle çalışırsa Allah’ın yardımına nail olurlar. Allah onları sahipsiz bırakmaz. Çanakkale bunun örnekleri ile doludur. Hatta bu hususu karşı taraf dahi görmüş ve dillendirmiştir. İngiliz Ordu kumandanı Orgeneral Hamilton’un şu sözleri ne kadar da ilginçtir:

 

Bizi Türkler’in maddî gücü değil, manevî gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı. Fakat biz, gökten inen güçleri müşahade ettik.

 

Bu ilahî yardımı hissedip dile getirenlerden bir tanesi de savaşın komuta kademesinden biri olan Churcill’dir:

Anlamıyormusunuz, biz Çanakkale de Türklerle değil, Allah ile harp ettik, tabii ki yenildik

 

Tarih şuurunu artırmak ve geliştirmek için Çanakkale Zaferi'ni bütün yönleriyle önce tanımamız ve neslimize tanıtmamız gerekir. Zira geçmişini bilmeyenler geleceğine yön veremezler. Bu duygu ve düşüncelerle bir kez daha şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranlarımızla anıyoruz.

IGMG İrşad Başkanlığı