| Berlin’de İlmi Konferanslar Serisi devam ediyor |
|
|
| Montag, den 06. Februar 2012 um 20:28 Uhr |
|
IGMG Berlin Bölge İrşad Başkanlığının organize ettiği İlmi Konferansların bu ay ki konuğu Şelşuk İlahiyat Fakültesi Öğretim görevlisi Prof. Zekeriya Güler hoca idi. Bölge salonunda gerçekleştirilen „Kur’ân’ın Anlaşılması ve Hayatımızdaki Yeri“ konulu bir konferans veren Güler hoca konuşmasında: „Şüphesiz Peygamberimiz (s.a.v) devlet başkanı, hakim, komutan, imam, hatip, vâiz, eş, baba, dede gibi vasıfları yanında bir muallim idi. Hatta onun “muallim” vasfının altı çizilmelidir. Zira Yüce Kur’ân’ın “Kitabı ve hikmeti öğreten bir elçi”(Bakara 2/129) diye tanıttığı Resûl-i Ekrem’in, farklı zaman ve mekanlarda “Allah beni zorlaştırıcı, sıkıntı verici, yanıltıcı ve şaşırtıcı olarak göndermedi. Lakin beni muallim (öğretici, eğitici) ve kolaylaştırıcı olarak gönderdi”(Müslim, Talâk 29) buyurduğu bilinir. Bir gün evinden çıkıp mescide giren Rasûlullah (s.a), orada halka olmuş iki gruptan birisinde Kur’ân okunup duâ edildiğini, diğerinde ise ilim öğrenildiğini ve ilim öğretildiğini görür. Rasûlullah (s.a), “Her biri hayır üzeredir. Şunlar Kur’an okuyorlar ve Allah’a dua ediyorlar; Allah dilerse onlara verir, dilerse vermez. Bunlar da ilim öğreniyorlar ve ilim öğretiyorlar. Ancak ben bir muallim (öğretmen / eğitimci) olarak gönderildim” buyurarak ilim halkasını tercih eder(Dârimî, Mukaddime 32; İbn Mâce, Mukaddime 17). Medineli gençlerden Muâviye b. Hakem gibi pek çok sahâbî, eğitim ve öğretim esnasında Rasûl-i Ekrem’in kesinlikle azarlamadığını, asla kötü söz söylemediğini ve hiçbir zaman el kaldırmadığını daima hatırlayacak ve “Peygamber’in yolunda canım feda olsun, ben ondan önce de ondan sonra da ondan daha güzel bir muallim görmedim (Müslim, Mesâcid 33) diye yâd edecektir. Bir eğitim ve öğretim yöntemi olarak Rasûl-i Ekrem, muhatapların ferdî farklılıklarını göz önünde tutar, her birinin anlayış ve seviyesini, ruh halini ve ihtiyacını dikkate alarak farklı tavsiye ve muamelede bulunurdu. Örnek bir muallim olarak Hz. Peygamber, “Kim Allah’tan başka bir maksat için ilim öğrenir veya Allah’tan başka bir hedef peşinde olursa cehennemdeki yerine hazırlansın!” uyarısında bulunarak, elde edilen bilginin sorumluluğu artırdığını, onun doğru yolda ve kamu yararına kullanılması gerektiğini hatırlatırdı.“ dedi. |